SOBA

kim bu akan suyun hısmı
kim bilir çocukluğunu
buz kestiğinde kış
kim düşürdü dalından aklına ıhlamur kokusunu
kim yardım etti ona taşırken yaprağın solgun damarını
-galiba ayraç olmaya gidiyordu iki denizin kavgasına-
tez canlı arıların döllediği günlerde
herkes bağlıyken kesilmiş yerlerinden hâlâ annesine
sürdürdü ağzıyla koşan bir hayvan olmayı o
bizce son günüydü kışın
sobayı yakmıştı üşüyenimiz
çay koymuş tanrıyı bekliyorduk…20.03.22

yeni gün

gün yükseliyor
dal budak boynuzları gibi otlardan başını kaldıran bir geyiğin
uzağına yaklaşsak da
hâlâ uzak
denizin ufkunda erken kırılan aydınlık…23.03.22

lejant lazım sana

çık sözün yörüngesinden
git evin kuzey odasına
gör tavandan ağan suyun çizdiği
topografik haritada
iç içe geçmiş hüzün halkalarını
bul memleketin sandığın denizden yüksekliği…23.03.22

kaleler

kimden kaleler yaptık
ıslak kimleri doldurduk plastik kalıplara
ve çıkarırken hayatımızdan yıkılmasınlar diye
çocuksu bir özen gösterdik
bıraktık
bizi
çağırınca daha büyük dalgalarda yuvarlanmak fırsatı
umursadık mı
kim kurudu
kim ağlıyor hâlâ…22.03.22