kaleler

kimden kaleler yaptık
ıslak kimleri doldurduk plastik kalıplara
ve çıkarırken hayatımızdan yıkılmasınlar diye
çocuksu bir özen gösterdik
bıraktık
bizi
çağırınca daha büyük dalgalarda yuvarlanmak fırsatı
umursadık mı
kim kurudu
kim ağlıyor hâlâ…22.03.22

KENDİ BAŞINA PİYASA

karanlıkta parlayan kimyasal sözlerin arasında uçuyor
bilemeden hangisine konacağını
ortaya karışık saçılmış son dizeleriyle erken bir şair ölümü
geride öbeklenmiş  sonraya bitişemeden düşen sesler
eski âdetlermiş
sanki menzilinden sapmış fır dönen semazenlermiş bir zincir mağazanın açılışında
kalın kurdalemiz kesilmiş
takmış yüzükleri Yimpaş holdingin ceosu
takmış koluna beni Kuyumcular Çarşısına beşibirlik almaya getirmiş özsermayesi vakitsiz şair ölümleri olan bonservisi elinde piyasa…

CİNLER DUMANDAN

Muhammed Siyah Kalem 15.yy

Bu cinler var ya oradan oraya koşuşan
dumandan kıçlarıyla deviren eşyaların görüngülerini
sığınan değişken anlamlarına
yansıyan şeylerin çizdiği haritanın
bu cinler var ya bu cinler
sebepsiz sonuçlar gibi ipsiz sapsız
belki de nar cinleridir bu cinler
yarılmış kabuğun tane tane kanamasıdır
yarılmış kabuğun tane tane kanaması dur…

20.02.2022

KARLI BİR DAĞIN YAMACINDA

Derin denizlerde ve kan çanağı göllerde
yunmuş ormanlarda ve kuş çalılıklarında
saklanan o sözü
sana getireceğim
kopuk çamaşır iplerine ve sokak köpeklerine
köşeleri kırılmış kar tanelerine ve
oyuna alınmayan değişiklere
kılıfını kedinin yırttığı kanepeye ve döküm tencereyi elde yıkamanın zorluğuna
bir limon ferahlığı getiren o söz zaten seni bulamazsa nedir
küçük küçük ölesiliklerden
mevsimlerin görünmez kıldığı direklere asılı kayıp ilanlarından
trafikte sıkışıp kalmaktan ve tansiyon ilacımın piyasalardan çekilmesinden başka
oysa sınırsız kitaplardır seni olan söz
boş inançların noktalamalarından sıyrılmış
saçlarına örülüp çözülmüş dalgaların sesiyle okumalı onu
durmalı durmalı ve vurmalı çalgılar
uyarak içinde titreşen ritime
birki birki birki ve birkiüçdört…

15,02,22

KOMİ CAN’T COMMUNİCATE

Hayli sıcaklık farkı var içlerim arasında
Varlığımın rutubetinden diz(e)lerim ağrıyor
Gözbebeklerim gerektiğince titremek için büyüyor ergen aşk hikayeleri anlatan capon çizgi filmindeki kadar
Ve küçüldükçe gayrisafimillihasılattaki gramajım
neden gayret sarfedeyim gâvur olmamak için
Eve gitmeden soğuyorum o evin çatısının altından
ve daha minnak valizlerle taşınıyorum bütün evrelerimden
Aynı duyguyu
paramparça olana kadar her gün geçiriyorum sıfatıma
çürüdü bu yüzden dolaplarda benlerime giymediğim pambık gibi tambenlikler
boşuna dokundu birbirine ipliklerin renklerindeki mevsimsel geçiş
Bir itim uzağindayim beni olmayan kaygıların
Çağırırsalar ihtiyaç anında
sürtünmesiz bir zeminden hareketle
sabit ivmem eşliğinde koptura koptura gelirim
Ama şimdilik al sana benden bir sayanora saygı eder sevgilim
O günkü kur üzerinden çekingen bir hoşçakal

Kasap havasıyla asılmaktır rutubetin ilacı
pastırma kurutan dağ rüzgârlarına…

27.01.22


YARIM PAKET

Kış göğünde yıldızlar
Işın kıymıkları
Ve aynı aydınlıktan kefene sarılı cennetlik cesetleriyle iç cebimde on ölü cigara
tütüyor ciğerimdeki şimendifer bacasında
Gırtlağım zifir
Ağzımda cep kanyağına bulaştıkça
titrek, yassı sözler
Yayılıyor kulaktan kulağa
günlüklere yazılmamış arzu
Kayıp harfler duvarları jiletliyor
Yayılıyor havaya üflediğimiz ucuz bulut Uçamayan hayvanlara verdiğimiz o sadaka
Uzaklaşıyor sokağa bırakılmış sevgililer
kalkan bir tren fiyakasıyla
İç cebimde on ölü cigara
Çakar çakmaz çakan bir çakmak
Ortası oyuk şeylerin hepsi kül tablasıdır
Söndürebilirsin dirilttiğin her cigarayı henüz kazılmamış mezarımda…
16.01.22

kaktüse takılan kedi tüyleri

insan

suyu

ekmeği

türlü tarifleri-tarifeleri ve yoldaşlarını bilir

tükendikçe kendisi yukarıya tırmanan pantolon paçası gibi kısalan gemilerden denize düşeceğini bilir

çabuk büyüyen yoncaların arasında gizli nergizi, toprağı kabartan mantar şapkalarının yağmura saygıda kusur etmeyeceğini bilir

geçmiş bir hayalden çektiği anda

devlet ve mahalle kokan bekçilerin yasaklı sokaklarında sevgilisini öpmemenin pişmanlığını ve kaktüse takılan kedi tüyleri hakkında bir şiir yazılamayacağını bilir

19.12.2021

Fenomen

ne uzun bacakların var senin

koştuğuna ülkem yetmiyor

sezdiğin topraklarda çürüyor zaman

/bu şehrin ölüleri  güzel

say ki

uzaklardan gelmişler savaşımızı görmeye

beğenmişler düşüşümüzü

merak etmişler afyonumuzun dumanını

uykumuzun kokusunu/

sonra yine kuruluyor saat

atmaya kıyamadığım bir yürek gibi

toz içinde ve küflü

türeyerek kökeninden seni anlatan kelimenin

bir şarkıdan geçiyor

güzün otları yeşil tutan bereketli günlerinden

bakımsız aynalardan

zarif parmaklarına parlak taşlardan oyulup geçiyor

bi tek bana mı garip geliyor

başucumdaki fotoğrafımızda olmayışın

göremiyorum varlığının titreyen silüetini

ama

aklıma uzanıyor sere serpe benliğin…

09.12.2021

kupon yattı

Çok yürekli at koşuyor
ama yanlış kuponda
çatlatarak her bir yüreğini teker teker
sırtında hafif bir ölüm
bize ağır gelen

şu kendi içine kıvrılıp uyuyan sokakta
şu ay ışığından hız almış akşamda
şaraptır tasımızdaki, kırmızısını suyla açtığımız
ya da şaraptır, kırmızısına hiç dokunmadığımız
bir sulhümüz vardı sizinle
kötü bağlanmış şeyler gibi çözüldü
kayıp gitti elimizden

sırtında hafif bir ölüm
bize ağır gelen…

gecenin işleri

gecenin kıyıcıları gelecek sevgilim
hazırlan
sana baktığım gözlerimi veriyorum
sana koştuğum bacaklarımı veriyorum
sana seslendiğim isminin meşhur seslerini veriyorum
sana sarıldığım kollarımı ve ucuna iliklenmiş ellerimi veriyorum; tut bir tarağı, ıslat
ormanın üstüne çöken sisi geriye yatır
şimdi biraz daha mı yakışıklı sanki ne
daha iyi seçiliyor yüzünde karanlık
nasıl başlasaydım söze ki masal olsaydı anlatılan
varlığın ve yokluğun içinde
illaki bir evvel zaman
başlayacak gecenin işleri
ölmüş kuşlar dallardan kalkıp mezarlarına konacak
bütün kâfir saatlerin defterlerinde aynı sevecen günah
bize sorsalardı ayıp demezdik
yazılıp çizilenlere
size ne; duvarların kendi tanrıları var derdik
gecikse de insan bazen hatırasına
bekler herkes gittiğinde bile beyaz badananın üzerinde sprey bir motif
oradaymışsın gibi
anlatır gecenin işlerini
sana bulutları dinleyen kulaklarımı veriyorum
yumuşak huylu kalemin harfleri yan yana dizerken çıkardığı sesi…